"Mutluluğun Mutluluğum"

02:16

çok mutlusundur, için içine sığmıyordur, onu ararsın çünkü biliyorsundur senin mutluluğun ile en az o da senin kadar heyecanlanır.

çok üzgünsündür, her şeye lanet eder bir haldesindir, onu ararsın çünkü biliyorsundur en az senin kadar canı yansa da teselli eder seni.

kafan karışıktır,ne yapacağını bilemezsin, onu ararsın çünkü biliyorsundur senden daha mantıklı düşünüp o anda öneriler getirir.

aşık olursun, terk edilirsin, terk edersin, birinden kazık yersin ilk onunla paylaşmak istersin çünkü senin bir diğer yarın olmuştur artık.

yanındayken vakit nasıl geçer anlamazsın. bazen öyle bir hal alır ki birkaç gün görüşmeyince karşılıklı oturup dertleşmekten, biriken mevzuları konuşmaktan yorgun düşersiniz, kalan son enerjinizle halinize gülersiniz kahkahalarla.

kimseyle olmadığın kadar doğalsındır onunla, gizlin saklın yoktur zaten gizlemeye çalışsan da anlar bir bakışından, sesinin tonundan.

yeri gelir seni senden çok düşünür, bilir ne kadar iyi niyetli olduğunu hatta bazen de saf olduğunu, "dikkatli ol" der, dinlemezsin ama sonra yine kapısında bulursun kendini dağılmış bir vaziyette. işte o zaman kıymetini anlarsın bir kez daha.

onu her gördüğünde şanslı hissedersin kendini, yüzüne söyleyemesen de her zaman, "iyi ki varsın" dersin hep içinden.

tüm varlıkların en değerlisidir dost. candan öte canınız, mutluluğu mutluluğunuzdan önemli, canı canınızdan önemli... o üzüldüğünde dünyanız yıkılır, o sevindiğinde üzgün de olsanız mutlu olursunuz. onun tek sözü herkesin bin sözünden daha önemlidir. onun yüzünüze bir gülüşü bütün sıkıntınızı unutturur, yeniden doğarsınız. sevgiliyse canınızı sıkan, işte dostunuz, canınız karşınızdadır, aranızdaki ilişkide hiçbir çıkar yoktur sonuçta sizi çekmek zorunda değildir; ama o yapar. onunla ilgili olmayan hiç bir sorununuz aslında önemli değildir. dostunuz hep vardır, bir yerlerde bekler sizi. belki üzgünken bulursunuz onu, belki de hayatınızdaki en güzel günü birlikte geçirirken tanımışsınızdır, hissetmişsinizdir o olduğunu...

ama onu bulmak çok zordur, herkes sevgiliniz olabilir fikir ortaklığınız varsa; ama sevgiliniz sizi sırtınızdan vurduğu zaman bile yanınızda olup size karşılıksız yardım edebilen çok az insan vardır nefes alan...

onun yanında mutlak huzurun ne olduğunu anlarsınız, kızsanız bile asla kızmış olmazsınız. eğer sizin tarafınızdan üzüldüyse ...

onunla bir şeyler yaparken hayatınızın geri kalanında onsuz yaşayacağınız her şeyden daha fazla mutlu olursunuz. sorunlarıyla ilgilenirsiniz çünkü sizi deli gibi rahatsız eder. her şeyinizi anlatabilirsiniz ona, diğer sevdiğiniz arkadaşlarınıza da her şeyi anlatabilirsiniz ama dostunuzun sadece dinlemesi bile yeterlidir.
o size kırgınsa ne yapacağınızı şaşırırsınız, asla aptal bir kendini affettirme çabasına değil resmen bir hayat savaşına girersiniz içinizde.

eğer sizi kırdıysa üzülmenin ne olduğunu tam anlamıyla öğrenirsiniz, anlam veremezsiniz buna. hele ki iş uzadıysa, o gün hiç onu aramayacak bile olsanız telefon açıp: "nasılsın" diyemeyecek olduğunuzu düşünmek bile krizlere sokar sizi. güneş bir daha hiç doğmayacakmış gibi gelir, içinizdeki güneş batmıştır çünkü.

dostla dargın olmak yapılabilecek en son ve nedensiz şeydir. aranızın düzelmesi sadece birinizin sırıtmasına bakar, başka kimseye ihtiyaç yoktur. zaten dostunuzla aranızda kimse olamaz. dostunuza asla sırtınızı dönemezsiniz, o ne yapmış olursa olsun. aranızda kilometreler de olsa aradan geçen zaman hiç bir şeyi yıpratmaz hatta güçlendirir, anlatılacak şeyler birikir; ama aslında anlatılacak şeylere de ihtiyaç yoktur.

sessizce yanınızda oturması bile geriye kalan yılların hepsine eşittir. hakkında sayfa sayfa yazı da yazsanız boştur onun değerinin en ufak bir kısmını bile anlatamazsınız. ruhunuz tek olmuştur artık kitaplar da yazsanız zırvadan başka bir şey değillerdir.

en önemlisi de bunların hiçbirini ondan beklemezsiniz, bekleyemezsiniz.  çünkü onun mutluluğu sizinkinden önemlidir. canınızı verirsiniz onun için.

içinizde garip bir sıkıntı varken size masal anlatabilendir. aptal ayakkabınız ayağınıza vurduğunda size ne kadar mızmız olduğunu söylemeyen, aksine oturacak yer gösterendir. başka bir şehre gitme olasılığı belirmişken gözleriniz yaşardığında kendi gözlerinde aynı yaşlar belirendir.

zor gününde demiş mi sana "derdin derdim, mutluluğun mutluluğum" diye...

You Might Also Like

3 yorum

Popular Posts

Flickr Images

Bumerang - Yazarkafe