Dedikodu Derken?


“Bak sana ne anlatacağım ama benden duymuş olma “ile başlayan cümlelerin azılı suçlusu dedikodudur...
“kiminle, nerede, ne yapmış, kim ne demiş,kaça almış, nereden almış, o ona ne cevap vermiş, ben olsam ne yapardım, sen olsan yapmaz mıydın, tabi canımmmm”
Kim bizim hakkımızda ne düşünüyorsa, Tanrım onlara zihin açıklığı versin kolay olmadığını biliyoruz :)
İnsanin insana ettiği, insanin insandan çektiği ve şimdilerde artik kabullendiğim insani insan yapan doğası gereği sergilediği bir davranış oldu çıktı…
Yakın zamanda gözlemlediğim sınıf, ekonomik durum, eğitim farkı gözetmeyen bu davranış biçimi neredeyse gündelik bir konuşma biçimi halini aldı…
Nasılsın? Cümlesi gerçekten nasıl olduğunu merak etmek anlamı içermiyor.Bir kere dilin ana amacının dedikodu yapmak olduğu acı gerçeği olarak gözler önünde...

Kadınlardan nefret etme sebebim. erkeklerden nefret etme sebebim. İnsanlardan nefret etme sebebim. Bu yüzden bazen kimi kişilerle konuşacak hiç bir ortak nokta kalmıyor.ortak tanıdıklardan söz açılıyor, dedikoduya meraklı olan taraf başlıyor pek tabi. önce tartıyor bir müddet olumlu ya da olumsuz fikir beyan edebilmek için nabza göre şerbet yani. nötr kalındığında nabzı ölçmeye biraz daha devam ediyor. kötü konuşmaması için olumlu düşünceler ifade edilince konuşma nispeten daha kısa sürüyor.
Sessizlik korkunç geliyor herhalde. Devamı geliyor konuşmanın. Yeter ulan yeter diye bağırabilmek için yeterli kararlılık gösterilemediği takdirde bu acıya katlanmak gerekiyor. Banane başkasının ne bok yediğinden, ne düşündüğünden, ne giyindiğinden, ne yaptığından...oradan oraya geçiyorum yine dedikodu. konusu değişik sadece. laf taşımak, dedikodu, gıybet, fitne ve diğer pislikler uzak olsun bana ve yakınımdakilere. 
Dedikoduyu hiç sevmiyorum desem, hiç yalan söylemem demek gibi olacak farkındayım. O zaman şöyle söyleyeyim; elbette ki dedikodu yapmamış biri değilim. Ama artık çok sıkıldım gerçekten.Özellikle insanların hiç ama hiç tanımadıkları insanlarla ilgili dedikodu malzemesi bulmak için müthiş çaba sarf etmelerinden.
Hayat zaten çok sıkıcı, tamam öle sürekli memleketi kurtarma konuları konuşamayız, elbette eğleneceğiz ama eğlenirken bile biraz güzel eğlensek artık. ya da bir yerden sonra bu eğlenceyi bitirip konuşacak başka şeyler, ilgilenecek başka uğraşlar bulsak?kendimize daha faydalı olsak. Çünkü hakikaten, dedikodu insanı rahatlatıyor bahanelerinin bence tam da aksine özellikle bir yerden sonra insana hiç iyi gelmiyor. sürekli kötü enerji yükleniyor gibisin gerçekten…
Mesela bazen konuşmak istemesen de bulunmak durumunda kaldığın ortamlarda gelir biri anlatır sana, döker zehrini kusar gider. O bütün sinir sende kalır sonra, elektrik yüklü gezersin.Kendini şişirmenin ne alemi var? Gerçekten daha iyi hissetmiyorsun, tam tersi kötü hissediyorsun, aids olmuş gibi. Mesela klasik erkek muhabbetini hiç sevmediğim gibi klasik kadın muhabbetini de hiç sevmem, fakat her 2 muhabbete de bir şekilde bulaşıyorsun. ama şunu söyleyeyim; Üzgünüm ama her şeyin kadınlardan bilinmesinin aksine, erkekler de gayet de dedikodu yapıyor.