Bir Zamanlar Çok Meşguldüm, Şimdi İyileştim...


Hayat; giriş, gelişme, sonuç…

Girişe müdahale etme şansımız yok. Buna kader, takdiri ilahi, kısmet, şans gibi şeyler de deniyor hayatta. Gelişme; az çok elimizde ama hayata nereden ve nasıl giriş yaptığımız oldukça önemli. Hayatta istediğimiz her şeyi elde etmek bizim elimizdeymiş gibi görünse de -bence bu bir illüzyon- aslında değil. Sonuca ise inançlarımız doğrultusunda müdahale etme hakkımız bulunmamakta ve her şey bittiğinde girişimizde kullanılan kelimeler geçiyor adımızın başından sonundan… Kader, takdiri ilahi, kısmet, şans…

Bir kaosun ortasında kalabilirsiniz zaman zaman… Sizin gözünüzde hayatınızda ki bir takım şeylerin başarısızlıkla sonuçlanması demek, yoruldum pes ediyorum demektir aslında ama diyemezsiniz. Bu cümleyi sesli düşünemezsiniz, düşünseniz bile duyacağınız yorumlar “ aslında bunu demek istememiştim” cümlesini sarf etmenize neden olabilir.


Gözünüzü açtığınızda etrafınızda sizin için endişelenen insanlarla karşılaşmayı dileyebilirsiniz. Cevabını bilemediğiniz sorularınız olabilir. Cevaplarınızın olması gerekmez beklide yada cevaplarınızı sesli yanıt sistemine bağlamak istemeyebilirsiniz. Fakat herkes tarafından geçerli olacak bir nedeniniz varmış gibi davranmanız ve ardından sizin için endişelenen insanların gönlünü rahatlatmak için normalden çok daha fazla çaba sarf etmeniz demek. Aslında bu durumun mantıklı bir nedeni yoktur, çok yorgun ama koşmak zorundasınızdır. İnsanlar müdahale edemedikleri davranışlarınızdan hoşlanmazlar, sanki her şey herkes için geçerli bir doğruluğa ve toplumsal onaya muhtaçtır. Dünya kendinizle baş etmeyi öğrenmeden onun oyununa onun kuralları doğrultusunda katılmanızı istiyor…

Kişi, yaşadıklarından korktuğu ve korktuğu şeyleri ortadan kaldırmak istediği için düşüyor kendi tuzağına. Kendine kazdığı kuyudan yardım alarak çıkmayı başardığında kendini onarmayı tamamlayamasa da kendince onaylanmış ve en yakınındaki insanlarla sırrını paylaşmaya hazır hissediyor kendini. İnsan kendine dipsiz kuyular kazmaz, Kişi kendini keşfederken işte bunu öğreniyor aynı zamanda kendiyle ve insanlarla baş etmeyi de…

Bir insanı her şey ve herkes mutlu ve mutsuz edebilir. Klasiktir ama ‘güneş her sabah doğar’ ve ufacık bir cesaret, küçük bir hareket yarını değiştirebilir, yeter ki insan kendinden umudu kesmesin.