Yoluma Çıkma

Seneler önce, bir gelecek projesi için gittiğim İzmir’den büyük bir can sıkıntısıyla kaçarak ayrılmış, Uşak’ta yüksek lisans yapan arkadaşımı ziyaret etmiş, sonra da havada asılı kalmış bir toz parçası gibi kararsız etrafa bakınırken, bir otobüse atlayıp Muğla’ya gitmiştim; her şey biraz da iyi gitsin diye.

Take me away
Bir hafta boyunca, İzmir’den İstanbul'a giderek, ağzımdaki ve içimdeki tüm kalıntıları silkmek, kendime gelmek ve bir yere varmaktan ziyade bir yere gitmeyi isteyerek kilometrelerce yol kat ettim. Yaşamımda, daha özgür hissettiğim bir an olduğunu sanmıyorum.

İstanbul'a evime dönerken, artık daha başka biri miydim yoksa aynı insan olarak mı eve girdim, bilemiyorum. Bildiğim tek şey, o sene, 6 ay boyunca girdiğim her tatil kasabası, uyuduğum her plaj ve yüzdüğüm her deniz, sadece benim hikayemle birlikte bir anlamı olan bir hatıra oldu. Tatil bile diyemiyorum çünkü değildi. Ben bir yere gitmedim, bir yerde de bulunmadım; ben sadece yoldaydım.

Yola çıkmadan önce asla planlamadığım birçok iyi ve kötü şeyle baş etmek zorunda kaldığımda ayrı bir gerçek…

Varmak istediğim bir yer var mı ki benim?

Kapıdan adımını atmak tehlikeli bir iştir.

Yola çıkarsın ve eğer ayaklarına hakim olamazsan, kendini nerede bulacağını asla bilemezsin.