Yakın Gelecekte...


Ne istemiştim biliyor musun,
seni tanısam da sevsem demiştim,o gün demiştim ki sana " beni sevişini merak ediyorum"
başkalarınla kelebek gibi tüm hücrelerimdeydin...
sonra...Ne  oldu da hep karşı karşıyaydık, aynı masada başkalarıylaydık konuşmazdık...

Yaz geldi hatta gitti kış geldi bile... 

istemiştikki Sigaramızı, tulumumuzu alsak yanımıza. 
Şöyle dağa denize gitsek, ilk orda öpüşsek, ilk orda sevişsek denizin gözleri önünde. Tüm gece göğsünü sevsem, tüm gece bize baksak bizi sezsek. Sabah da kahvaltı da özümlesek, her şey biz uyandığımızda başlamış olsa, yeniden can bulsak kendimizde.


Ne düşünmüştüm biliyor musun, her tepede sevişsek güneş doğar-batarken, her köşede toplumdan çekinsek de utanarak bakışsak bizim bildiğimizi herkesin bildiğini düşünerek...


Her sigaramda parmaklarımın narinliğini görsen detaylarındaki estetiğe hayran olsan, ilk nefesim senin nefesin olsa son nefesimi de gene sana versem yeminlerimiz vardı bizim oysa...


Oysa ki; İstanbul’a dönecektik köşelerimize çekilip, gördüğümüz her rüyaya birbirimizi ekleyecek 'yalan ya bunlar' deyip sehpaya tekme atar olucaktık oturduğumuz yerden.

Sonra da gerçek dünya edebiyatıyla zamanı geçiştirip topu ortaya atacaktık, Bunları bir yana bırakıp 'hadi ya kaldır bir taraflarını” diyecektim...

tünelde buluşup ağzımızın suyu akana kadar öpüşüp, dilimize tuz tadı gelecekti...
Gene birbirimize âşık olup sarhoşluğumuza içecekti halbuki... Kalkıp şöyle tünele doğru yürümeliydik o sessizlikle, Taksiye binip sana gidecektik benzinciden dört bira daha alıp...
Ben bira'ları getirecektim önden, bir bira bir sigara daha içip banyoya girecektik. Oturup karşılıklı küvete, sessizce birbirimizi süsleyecektik daha. Kalkıp yatağa yönelecek, öylece sızacaktık, cam açık yaz ılık.


Günlerden pazar olucaktı hergün,
gözlerimi açmayacaktım yine  sen görene kadar gözlerimi. 
Nefesim kesilecek,
gülüşsek, güzelliklerimizi görecektik.
Öğleden sonra seni de uyandıracaktım
kahvaltı edecek, ki ben hayatımdaki ilk uzun sabah kahvaltılarını seninle yapmıştım seninle anlamlıydı sabah kahvaltıları...


Ayları devirsek ve bir gün bana telefon açıp işten çıkınca buluşalım desen, ikimizde farkında olsak ne diyeceğinin. Bu sefer meydanda tramvay durağında buluşsak bir tek şey söylesen, artık doyduğumuzu belirten ben de kendime söyleyebilsem sayende, mutlu bir şekilde ayrılsak. Uzun bir aradan sonra ilk defa ilişkinin olgunlaştırıcı etkisiyle ölü derimi atsam, senin gidişinle bir kere daha doğsam.
Ne istiyorum biliyor musun,

Bir gün karşılaşacağız zaten, hedeflerimiz yakın duruyorlar gelecekte...