İyi Ki Doğdum!


Bu yıl ilk defa yeni bir yaşa girerken birazcık da olsa isteksizlik oluştu içimde.
bir şeyler eksik yaşanmış gibi geliyor, garip hissediyorum…

Çoluk çocuğa karışmadan, iş stresine girmeden, hayat monotonlaşmadan yaşanacak yılların hesabını yapıyordum, sonra da o zaman diliminin kısalığı sezinlemeye başlamıştım ki…

Hala çoluk çocuğa karışmadım ama iş stresine girdim, hayatım monotonlaşsa bile bunu henüz hissettirmiyor, yaşanacak yıllarımın hesabını yapma durumuda söz konusu değil, hayat ne getiricekse yaşamaya hazırım.


Belki de ilk defa ciddi olarak arkaya dönüp geçmiş yıllarımın muhasebesini yapıyorum..
beynim benzersiz bir flashback şöleni hazırlıyor bugünlerde bana.

Bir taraftan artık hayatta bazı şeylerin kesinlikle değiştirilmesi gerektiği düşünürken hiçbirşeyin değişmeyeceğini kavrayacak kadar da olgunlaşılıyormuş bu yaşta..

Yine de güzelmiş, özelmiş, değişikmiş 23 yaşında olmak, yirmiüçüncü yaş gününü yaşamak.

Sabah farklı bir güne uyanmak isteği oluştu içimde. değişen birşey yok aslında. oysa, yüz bildiğim yüz, ev bildiğim ev, duvarlar yine aynı duvarlar. sabah telefona atılan mesajları okuyacağım yatakta uzanmış bir şekilde, ısınamayacağım, modern teknoloji dost yüzü göstermeyi çoktan kaybettirmiş. üşüyeceğim. kalkip hazırlanacağım doğum günü çocugu olduğum için… oysa istediğim sevdiğim insanlarla birlikte geçirilecek bir gün… Yine yüzleri olmayan güllerin kokusunu içime çekerim belkide.


Hüzünmüş doğum günü. 1 yıl daha gitmiş işte ellerimin arasından. koskoca 1 yıl daha kaybolmuş. zamanı durduramadığımı tek bir günle anladım. böyleymis doğum günü depresyonu.

İyiki doğdum… Anneciğim beni iyi ki dünyaya getirmişsin…